Wanderer Yolcu

2014 Mart ayı nın   19 da sabahın erken saatinde elinde iki adet laylon torbayla geniş Sofya ceza evinin kapısını acılmasını bekliyordu.

Acımasız bir zamanın ve sert balkan rüzgarlarının estiği ve hala karla kapalı olan volta bahcesinin önünden gecerken Hasan dayı ve şişko Aliyle gözgöze gelmiş ve hafifce başıyla selamlaşırken Kadir elini salayarak veda ederken Salih barfix ve halter kaldırmaya ara vererek başıyla selam vermişti.

Kapı acılıp dışarı çıktığında yağmur yağmaya başlamıştı. Cebinden hiç parası oladığı için şehir merkezine kadar yürümüş ve tam olarak nereye gideceğini hala karar vermemişti. Yabancı bir şehirde dilini anlayamadığı bu Bulgar ülkesinde tek başınaydı ve tek derdi bir an önce kalabilecek bir yer aylamasıydı.

Bir tarafta berbart ceza evi koşularından kurtulmanın sevinci ve öteki tarafta da bu belirsizlik iklemi arasında sıkışmış kalmıştı seviç ve öfkenin aynı anda yaşadığı bir andı.

Merkez camiye gitme en uygun karadı belki orada Hocayla konuşup kısa bir süreliğne kalacak bir yer temin edebilme düşüncesiyle vardığı cami inşaatan dolayı kapalıydı.

 

mrtglryz

BIN KURDE

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.

Zur Werkzeugleiste springen